• Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır

ezgi basaran 200x200Ezgi Başaran

Arınç-Gökçek kavgasının gizlediği asıl nokta

Tanık olduğumuz bu şey... 'Bizimkiler' dizisindeki 'Halil Pazarlama' ile 'Şimdi tutuyorum zaptı' diyen apartman yöneticisi Sabri Bey arasındaki bir kavga değil.

Tarihe not düşmek açısından, bu ülkenin vatandaşları olarak duyduklarımızın üstünden geçelim elbette.

Ülkenin başbakan yardımcısı ve hükümet sözcüsü çıktı, ülkenin başkent belediye başkanıyla kavga etti. Bu kavga dahilinde öğrendik ki, ülkenin başkent belediye başkanı şehri ‘birilerine (cemaate veya emmisine fark etmez)’ parsel parsel satmış.

Başkentin parsel parsel ‘birilerine’ peşkeş çekildiğini iktidar partisinde insanlar bilmekteymiş. Başbakan yardımcısı bunları dile getirmiş ve parsel parsel satan kişinin yeniden belediye başkanı adayı yapılmaması gerektiğini söylemiş.

İktidar partisi, daha doğrusu her türlü adaylığa karar veren merci olan dönemin başbakanı, tüm bu ‘parsellere’ rağmen, yani bile bile, bu kişiyi yeniden belediye başkanı yapmış.

Üstelik bu kişiyle ilgili daha ne naneler varmış da, başbakan yardımcısı –seçim dönemine girdiğimiz için- sonra anlatırmış. Hem de 100 farklı konu başlığı altında

**

Tanık olduğumuz bu şey… ‘Bizimkiler’ dizisindeki ‘Halil Pazarlama’ ile ‘Şimdi tutuyorum zaptı’ diyen apartman yöneticisi Sabri Bey arasındaki bir kavga değil. Biliyorum aynen öyle görünüyor. Ve son bir yıldır duyduğumuz ‘sıfırlamalardan’, nepotizmden, ranttan, haksız kazançtan, yolsuzluktan öyle duyarsızlaştık ki, ‘E Bizimkiler işte… Yerler, paylaşamayınca da kavgaya tutuşurlar’ deyip geçmek istiyoruz.

Ama yapamayız. Çünkü evet ‘Bizimkiler’ böyle ama biz dizide değiliz.

Bu artık kontrol edilemez raddeye gelmiş son derece vahim bir memleket meselesidir.

Nasıl ki Cemaat’le kavgaya tutuşuncaya kadar ‘yargı ve polis istihbarat birimlerindeki yapılanmalarına’, sahte delillerle masum insanların bugün ve yarınının gasp edilmesine ses çıkarmadılar…

Nasıl ki Cemaat, iş kendilerine dokunana kadar servis ettikleri yolsuzluk örneklerine kafa çevirdi…

Şimdi de seçim suhuleti filan diyerek ucunu gösterdikleri kirli çamaşır sepetini kol boyunun ötesindeki bir rafa kaldırma gayretindeler.

Burada hiç kimse temiz değil, hiç kimsenin memleketi, hiç kimsenin sizi, hiç kimsenin bizi düşündüğü yok.

Cepte mi bu? Cepte.

**

Öyleyse dikkat buyurunuz…

Bu kavganın vahameti önümüzdeki asıl çatlağı pek güzel perdeliyor.

Asıl çatlak hükümet ile Cumhurbaşkanı arasındadır.

Cumhurbaşkanı 10 maddeye de karşıyım, İzleme Heyeti’ne de dedi mi? Dedi. Hem de birden fazla kez.

Sonra Başbakan Davutoğlu onunla görüştü mü? Görüştü. Hem de birden fazla kez. (Cumartesi gece yarısı ve Pazartesi gecesi.)

Peki Gökçek’le ilgili o ağır konuşmayı yapan hükümet sözcüsü Arınç, hem de bakanlar kurulu toplantısından çıktıktan sonra, ne açıklama yaptı?

“İzleme Heyeti kararımız geçerlidir.”

Dün bu hengame arasında –artık daha fazla kaçınamayacağı için- ilk kez basın karşısına çıkan Başbakan Davutoğlu ne dedi?

İçinde Hakan Fidan, güvenlik paketi, izleme kurulu noktaları geçen “Cumhurbaşkanı ile aranızda bir görüş ayrılığı var mı” sorusuna şöyle yanıt verdi: “Çözüm sürecinin stratejik hedef olması konusunda hiçbir görüş ayrılığı yoktur.Atılacak adımlar konusunda farklı kanaatler dile getirilebilir. Bu konuşmalarımız sürdü, hep sürdü, sürecek. Hiçbir görüş ayrılığı bu kararlılıktan feragat anlamında değerlendirilmemelidir. Bir görüş ayrılığı var senaryosu üzerinden kaos beklentisi içinde olmaması gerekir. Şimdiye kadar benzer zor süreçlerden geçmiş ve aşmışsak bundan sonra da aşarız. Bunlar devlet mahremiyeti, siyasi kültürümüzün temel ilkeleri. Ve özellikle de önümüzdeki seçimlerin suhuletle gerçekleşmesi bakımından önem taşır.”

Aştık, yine aşarız diyor. Demek ki aşılması icap eden bir engel var.

“İzleme heyeti konusunda görüştünüz mü” sorusuna yanıt… YOK. Hakan Fidan konusuna girmek… YOK.Cumhurbaşkanı ile ne görüştünüz sorusuna yanıt… YOK. İzleme heyeti ve 10 madde konusunda Cumhurbaşkanına hak verdik… YOK. İzleme heyetinin işlevi ile değişiklik yapacağız… YOK.

Çatlak… VAR.

Bir siyasi partinin çatlağından bize ne seçim arifesinde, değil mi? Bunun adı politikadır der geçeriz.

Maalesef o kadar basit değil.

Çünkü işin ucunda (dünkü yazımda da belirttiğim üzere) ülkenin geleceğini etkileyecek bir çözüm süreci meselesi ve ceza mahkemelerinin tasnif etmesi gereken kocaman bir kirli çamaşır sepeti söz konusu.

Bizi zor günler bekliyor.

http://www.radikal.com.tr/yazarlar/ezgi_basaran/arinc_gokcek_kavgasinin_gizledigi_asil_nokta-1320890

Kaynak: Arınç-Gökçek kavgasının gizlediği asıl nokta, Ezgi Başaran, Radikal


 

yazarlar

ozgenacar27 Mart 2015
Özgen Acar
'YOLSUZLUK ALGISI!'


Cumhuriyet

1

yazar146 26 Mart 2015 
Özgür Mumcu
DAİMİ DİKTATÖR


Cumhuriyet

2

ezgi basaran 200x20025 Mart 2015 
Ezgi Başaran
ARINÇ-GÖKÇEK KAVGASININ GİZLEDİĞİ ASIL NOKTA

Radikal

3

butunyazilar


Genel

Toplantılar

Röportajlar

Kütüphane

Yitirdiklerimiz

Topluluk Odası

Seçtiğimiz Yazılar

Dergi

Atatürkçü Düşünce Topluluğu Kültür İşleri Müdürlüğü ODTÜ Ankara 06531 / Telefon: 0 312 210 60 11 / Faks: 0 312 210 79 50