• Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır

Türkiye'de Dünya İnsan Hakları Günü

e-Posta Yazdır PDF

insanhakları


Türkiye’de Dünya İnsan Hakları Günü

        İnsan Hakları Evrensel Bildirisi, 2. Dünya Savaşı süresince gözardı edilen temel insan haklarını yeniden gündeme getirmek ve bireylere tanınan hak ve özgürlükleri güvence altına almak düşüncesiyle 1948 yılında kabul edilen 30 maddelik bir bildiridir. Bu bildirinin imzalandığı 10 Aralık günü tüm dünyada “Dünya İnsan Hakları Günü” olarak kutlanır. “Bütün insanlar özgür, onur ve hakları yönünden eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.” ile  başlayan otuz maddelik bildiriye başta Avrupa devletleri olmak üzere birçok devlet imza atarak uyacaklarını belirtmiştir. Birleşmiş Milletler’in kurucu üyelerinden biri olarak bu bildiriye ilk imza atan ülkelerden biri de Türkiye’dir. Ama ülkemizde insan hakları ne kadar göz önünde tutulmaktadır ve insanlar bu hakların ne kadar farkındadır? Bugün üzerine düşünmemiz ve tartışmamız gereken konuların başında bunlar vardır. Çünkü Türkiye’nin her geçen gün insan hakları ihlalleri konusunda duyarsızlaştığına, bu ihlalleri görmezden geldiğine ve hatta bunların devlet eliyle gerçekleştirildiğine şahit oluyoruz.

     Örneğin, İnsan Hakları  Evrensel Bildirisi’nin 19. maddesine göre düşünce ve ifade özgürlüğü temel insan haklarından birisidir ve bu hak ne koşulda olursa olsun kimsenin elinden alınamaz. Oysa Türkiye’de son dönemde arka arkaya açılan davalarla birçok aydının yaşam özgürlükleri, düşüncelerinden dolayı ellerinden alınıyor. Özellikle 11 yıllık AKP iktidarı boyunca aydınların susturulduğunu, hedef gösterildiğini ve ana akım medyanın da bunları görmezden geldiğini hemen hemen her gün görüyoruz. Oysa hangi vicdan bu tür ihlallerle özgürlükleri elinden alınmış, daha kaç yıl hapiste kalacağı belirsiz aydınlara sırtını dönebilir? Onlar bu ülkenin aydınlık yüzleridir, aydınlık sesleridir, geleceğidir.

 

        Türkiye’de tüm bunlar yaşanırken bu yıl 65. yılını dolduran Dünya İnsan Hakları Günü sıradan bir gün olarak görülüyor. Çünkü bu topraklarda insanlar hala dil, din, ırk, cinsiyet ve siyasi duruş gibi farklılıklarından dolayı cezalandırılmaya, insanların özgürlükleri ve yaşama hakları ellerinden alınmaya devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde CHP İzmir milletvekili ve Cumhuriyet gazetesi yazarı Mustafa BALBAY yaklaşık beş yıl süren tutukluluk dönemi ardından serbest bırakıldı. Bir aydının özgürlüğü beş yıl boyunca elinden alındı ve sonrasında bir lütuf gibi ona özgürlüğünü geri verildi. Bu durum bile Türkiye’de insanın, yaşam hakkının ne derece önemsendiğinin(!) bir göstergesidir.

Türkiye’de siyasi hesaplarla yapılan bu tutuklamaları ve insan hakkı ihlallerinin tekrar yaşanmaması için bizler doğuştan sahip olduğumuz hakların bilincinde olarak onlara sahip çıkmalıyız. Mustafa BALBAY’ın serbest bırakılması, benzer davalardan suçsuz yere hapiste tutulan, özgürlüklerinden ve sevdiklerinden uzakta yaşayan birçok gazeteciye, yazara, öğrenciye, akademisyene, askere bir umut olmalı ve tüm bu insanlar bir an önce özgürlüklerine kavuşmalıdır. Ancak bu şekilde Türkiye insan hakları konusunda itibar kazanabilir ve çağdaş toplumların seviyesine erişebilir.


Ömer ERASLAN

   ODTÜ ADT

 

Genel

Toplantılar

Röportajlar

Kütüphane

Yitirdiklerimiz

Topluluk Odası

Seçtiğimiz Yazılar

Dergi

Atatürkçü Düşünce Topluluğu Kültür İşleri Müdürlüğü ODTÜ Ankara 06531 / Telefon: 0 312 210 60 11 / Faks: 0 312 210 79 50