• Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır

Sıra Bizde Ahparig!

e-Posta Yazdır PDF

Sıra Bizde Ahparig!


O bir “Ermeni’ydi”. Kendi deyişiyle “iliklerine kadar da Anadoluluydu.” Yani bu toprakların öz be öz evladı. Yüzyıllardır bu topraklarda yaşayan kadim bir halk olan Ermenilerin bir aşığı veya aşugu. Her konuştuğunda insanları etkilemeyi bilen, Ermeni meselesi gibi zor bir konuda insanların içini ısıtan  konuşmalar yapabilen bir insandı. Ayrıca Türklere diyorum ki Ermeniler neden bu kadar ısrar ediyor diye bu sorunun üzerinde durun, biraz empati yapın… O zaman belki onların bu duruşunda biraz onur göreceksiniz… Ermenilere de diyorum ki Türklerin hayır bu soykırım değildir sözünün üzerinde de biraz onur görmeye çalışın. Nedir o onurlu duruş?  Bir Türk olarak ben soykırıma karşıyım, ırkçılığa karşıyım. Soykırım Allah’ın belası bir şey dolayısıyla benim atalarım böyle bir şey yapmaz. Çünkü ben yapmam , dolayısıyla burada onurlu bir duruş vardır.” diyerek iki halkı da bu şekilde empati yapmaya çağıran ilk insandı. Bu söylenenlerin o zamana kadar ifade edilen görüşlerden farklı bir duruş olduğunu söylemek herhalde zor değil.

Ama hain kurşunların onu bizden almasının üzerinden koskoca 6 yıl geçti. Öldürüldükten sonra bu işin arkasında kimlerin olduğunu öğrenmek istedik ama sonunda verilen kararla “bizimle dalga geçtiklerini” anladık. Hatta mahkeme bir sanığın hakkında hüküm vermeyi bile unutmuştu. Bir tiyatronun figüranlarıydık sanki...

Hrant Dink’in katiliyle fotoğraf çektirme yarışına giren görevlilerin olduğu, Ogün Samast’ı duruşma salonuna götüren aracın üzerinde “Ya sev, ya terk et” yazdığı, “o gün öyle desinler, bugün böyle desinler, fatihalar yasinler, bitmez Karadeniz’de” diye şarkıların seslendirilebildiği, polislerin de bu şarkıyı Dink ailesi önlerinden geçerken onlara mırıldanabildiği bir ortamda Hrant Dink davasına sahip çıkmanın bir zorunluluk olduğunu düşünüyorum.

“O davadan”  Türklüğü aşağıladığına dair karar çıktığında, bu damgayla birlikte bu ülkede yaşayamayacağını ve bu damga silinmeden  bunun kendisi için bir tür işkence olacağını söylüyordu hep. Yani aslında “bizlerin” onurunu koruyordu...

Sıra bizde Ahparig. Bir bebekten katil yaratan karanlığı aydınlatmak için yılmadan mücadele edeceğiz. Yüzbinlerce insanla kol kola girerek...


   OLGU ÜNAL
                ODTÜ ADT 


Son Güncelleme: Pazar, 19 Ocak 2014 11:32  

Genel

Toplantılar

Röportajlar

Kütüphane

Yitirdiklerimiz

Topluluk Odası

Seçtiğimiz Yazılar

Dergi

Atatürkçü Düşünce Topluluğu Kültür İşleri Müdürlüğü ODTÜ Ankara 06531 / Telefon: 0 312 210 60 11 / Faks: 0 312 210 79 50